Başkanımız Selçuk Öztürk ve Teknik Direktörümüz Levent Eriş Basın Toplantısı Düzenledi

Kulüp Başkanımız Selçuk Öztürk ve Teknik Direktörümüz Levent Eriş, kulüp tesislerimizde basın toplantısı düzenleyerek gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Kulüp tesislerimizde saat 12:00’de  düzenlenen basın toplantısına, 2. Başkanımız Ramazan Yerlikaya, taraftar gruplarının liderleri ve basın mensupları katıldılar.

24 Ocak 2020 tarihinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Başkanımız Selçuk Öztürk, “Elazığ depreminin ardından 26 Ocak’ta çekilme talebinde bulunduk. Mevcut futbolcularımızı isteyen takımlar var. Özel izin çıkartabilirsek onları kiralık olarak göndereceğiz. 32-33 Milyon TL civarında futbolcu ailesine borcumuz var. Kulübümüzün bir mağduriyeti var. 1 ay içinde ne olacağını göreceğiz. Alacaklı oyuncuları tek tek arıyoruz” dedi.

Öztürk, ayrıca Elazığ Belediyespor’un kendileriyle birlikte yol yürümediklerini ve bundan sonra Elazığ Belediyespor’a EB diyeceğini kaydetti.

Kulüp Başkanımız Selçuk Öztürk’ün açıklamaları şöyle;

“YÜCE RABBİM BİR DAHA BÖYLE AFETLER YAŞATMASIN”

“Şehrimizde yaşadığımız afet sonrası hakkın rahmetine kavuşan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yüce rabbim ailelerine sabır versin. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Ayriyeten bu soğuk günlerde depremden bire bir etkilenen dışarıda kalan ve endişe içerisinde olan tüm vatandaşlarımıza Allah’tan sabır diliyorum. Yüce rabbim bir daha böyle afetler yaşatmasın”

“EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM”

“O acı gece yaşandığı sırada ben Ankara’daydım. Bende burada olup vatandaşlarımızla o anı yaşamak isterdim. Depremin bir gün sonrasında geldim ve halen buradayım. Kendi çevremize, vatandaşımıza, oyuncularımıza ve teknik heyetimize moral vermek adına geldiğim günden beri burada kalıyorum. Çünkü bu duyguları beraber paylaşmamız lazım. Depremin hemen ardından kıymetli TFF Başkanımız Nihat Özdemir beyefendi ile görüştük.   Destek vereceklerini beyan ettiler. Kendileri de zaten bölgemizin insanı. Yaşanılan afetin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını söyledik. 20-25 bin civarında ağır hasarlı binalarımızın olduğunu söyledik. Yaklaşık 100 bin kişiyi ilgilendiren bir olay olduğunu söyledik.  Futbolcularımızın psikolojisinden bahsettik. Bildiğiniz üzere ben geçmişte de uzun süre başkanlık yaptım. Allah’a çok şükür potansiyelimiz ve çevremiz var. TFF Yönetim Kurulunda sevdiğimiz dostlarımız var. Sağ olsun İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu buradaydı. Bu durumu kendilerine ilettik. Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum. Yine Belediye Başkanımız Sayın Şahin Şerifoğulları konuyla yakından ilgilendi. Yani herkes bu organizasyonun içerisinde oldu. Mesela Milletvekilimiz Metin bey, eski Başbakanımız Binali bey ile görüştü. Spor Bakanımız Elazığ’a geldiğinde konuyu  iletti. Milletvekilimiz Tolga bey, 7-8 kez TFF Başkanımız Nihat Özdemir ile görüştü. Kendilerinin çok büyük emeği oldu. Belediye Başkanımız Şahin bey ciddi mücadele verdi. TFF tarafından görevlendirilen Malatya TFF Bölge Müdürümüz Fahrettin bey buradaki gerçekleri Federasyonumuza yansıttı. Ben emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.Göreve geldiğimiz günden beri şehrimizin Valisinden, Belediye Başkanına, Milletvekillerimizle iç içeyiz. Çok Güzel bir diyalogumuz var”

ÖZEL TRANSFER İZNİ ÇIKARMAMIZ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

“Mevcut futbolcularımızla ilgili geçen gün bir görüşme yapmıştım. Toplantımızı ardından bugün bir kez daha görüşme yapacağım. Özcan Şepik bey ile görüşüyorum. TFF Genel Sekreterimiz Kadir Kardaş ile görüşüyorum. Kendilerine teşekkür ediyorum. Özel bir transfer izni çıkarabilirsek futbolcumuzu isteyen kulüpler var. Futbolcularımızı kiraya verirsek onlarda hem ekonomik olarak para kazanmış olurlar,  hem de oynarlar. Bununda mücadelesini veriyoruz”

“KULÜBÜMÜZÜ BURAYA KADAR GETİRDİK, TAŞIDIK”

“Şimdi ligden çekildiğimiz için kafamızı kaldırıp muhasebe işlerine daldık. Şuanda futbolcu ailesine olan borcumuz faiz hariç 32 Milyon TL gibi bir rakam. Yani bu yükün altından kalkmak zor. Çok şükür, kulübümüzü getirdik taşıdık buraya kadar. Biliyorsunuz; kulübümüzün burada bir mağduriyeti var. Şu anda ne oldu; ligden çekildik. Gelecek sene için muamma ve karmaşa var. Tesislerimizin hemen yanında bin kişilik konteynır kent yapılıyor. Aldığımız duyumlara göre 2 bin kişilik olma ihtimali var. Bir duyum alıyoruz; bulunduğumuz binanın konteynır kentin koordinasyon merkezi olma ihtimali varmış. Bize iletilmedi de, fakat konuşuluyormuş. Yani bir ay içerisinde ne olacağını göreceğiz. Bu bağlamda da biz başladık. Önümüzde bir zaman var. Bende biraz nefes aldım. Oyuncularımızı tek tek arayacağız. Aradıkta bir kısmını. Şehrimizin ve kulübümüzün mağduriyetinde onlarında çorba bir tuzu olmasını istiyoruz. Sağ olsun Elmar Bjarnason bu konuda bize yardımcı olarak 63 Bin Euro’dan vazgeçti. Bugün 63 Bin Euro, 450 Bin TL’ye takın bir para yapıyor. Diğer futbolcularımızla görüşmelerimiz devam ediyor. Özellikle yerli oyunculardan ricam şu. Bir yabancı oyuncu gelip Elazığspor’da bunu yapıyorsa yerli oyuncularımızın hayli hayli bunu yapması lazım. kulübümüze yapmalarını istiyoruz”

“EN BÜYÜK BABA YİĞİTLİĞİM YİNE BURADA OLMAM”

Benim Elazığspor’a yaptığım en büyük iyilik; hiç bir kulüp başkanı gibi alacaklarımı döviz yazmadım. Ben kendi şirket kredilerimi bu kulübe kullandım. Yeri geldiğinde %38-40 faiz ödemiş ve bunu Elazığspor’a yazmamışım. Bu babayiğitliği yapmışız. Yeri geldiğinde yine yaparız. Kimse kusura bakmasın.  Zaten en büyük babayiğitliğim yine burada olmam. Dördüncü kez Elazığspor’un hayatını devam ettirmem için kendi hayatımdan taviz veriyorum.

“ELAZIĞ BELEDİYESPOR’A BUNDAN SONRA ‘EB’ DİYECEĞİ”

Bu takımı ligden çekmek başarıdır. Bakın son 16 hafta kalmış. Allah’a çok şükür büyüklerimizin de desteğiyle biz bu takımı ligden çektik. Belediyespor’un bize darbe vurmasına rağmen. Artık Belediyespor olarak ta anmayacağım. Bundan sonra EB spor diyeceğim. Çünkü Belediye ile alakası yok. Ligde çekilme konusunda kimi aradıysak herkes bize Belediyespor neden çekilmiyor diyor. Belediyespor Başkanı Ahmet Toprak’ı da aradım. Kendilerine biz ligden çekilme kararı aldığımızı söyledim. Kendilerinin düşüncelerini sorduk. Biz kendilerine Belediyespor’da ligden çekilsin dedik. Kendileri düşünmek istediklerini ve arkadaşlarıyla görüşeceklerini söylediler. Arkadaşlarıyla görüştükten sonra ligden çekilmeme kararı aldıklarını söylediler. Arkadaş kim ya? Sizin kaç tane yöneticiniz var? Kabul etselerdi süreç daha çabuk ilerlerdi. Resmen ayağımıza pranga vurdular. Direkten döndük. Açık söyleyeyim. 10 gün uğraştım. Bakın sayıyorum; Milletvekilimiz Metin bey, Tolga bey,  Belediye Bakanımız gece gündüz uğraştı. Mehmet Ağar ağabeyimiz defalarca uğraştı. TFF Yönetim Kurulu bizlere defalarca bize Elazığ Belediyespor neden oynuyor? sorularını yönettiler. Bizlerde bu soruyu Belediyespor Kulübünün yetkililerine sorun dedik. Elazığ Belediyespor’un 5 tane seyircisi yok. Elazığspor ile Belediyespor bir midir ya. Benim seyircim var. Tesislerimizde sıkıntı var. Onların tesislerinde bir sıkıntı yok. Şimdi EB Spor bu afeti yaşamadı mı? Antrenörleri, futbolcuları ve yöneticileri yaşamadı m? Bunlar Paris’te mi yaşıyor. Sizde bu şehrin takımısınız. Şu kadar acının, binlerce çadırın olduğu ve harıl harıl her gün 50-10 tane apartmanın yıkıldığı bir ortamda nasıl maç oynayacaksınız. İnsanlar sokaklarda. Devlet burada. Cumhurbaşkanımızın koordinesinde Bakanlarımız gidip geliyor. Allah razı olsun devletimizden, hükümetimizden. Millet derde düşmüş. Bir Türkiye derde düşmüş, bizim şehrimizin kulübü ben maç oynayacağım diyor. Biz hiç bir türlü bu EB Spor ile aynı çizgide olamadık. Çünkü yalpa yapıyorlar. Ben çok sabrettim. 4-5 kez oturduk beraber yürüyelim, birbirimize destek verelim dedik. Tamam diyorlar. Sonrasında sonuç yok.Şunu da belirteyim. Çok başarılıysan eğer, eski Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz sana sonuna kadar destek verdi. Belediye emrindeydi. İşçin belediyeden. Gıdan belediyeden. Otobüsün belediyeden. Altyapını gönderen belediye. Deplasman masrafını karşılayan belediye. Medikal malzemelerine kadar alan belediye. İmar revizyonundan paraları veren belediye. O kadar başarılıysan kaç sene oldu halen 3.ligdesin”

“BEN, ÖRF VE ADETLERİME BAĞLI BİR İNSANIM”

“Ben gelmişim 45 Milyon TL borç ile kayyımdan almışım. Ben 45 Milyon borç ile burada boğuşuyorum. Sevgimizi, gönül bağımızı vermişiz. Takımı ligde tutmak için mücadele etmişiz. Transfer tahtası kapalı. Ona rağmen mücadele ediyoruz. Gençlerimize yönelmişiz. Hocamız gelmiş. Gençlerimizle mücadele edeceğiz demiş. Bizle birlikte yüreğini ortaya koymuş. Maalesef şehrimizde bir afet yaşandı. Keşke bu deprem felaketi yaşanmasaydı da bizde ligden çekilmeseydik. Biz erkek gibi mücadelemizi de verirdik. Biz ligden düşme korkusuyla falan ligden çekilmedik. Bizim zımba gibi bir takımımız var. Ben gelenek göreneklerime, örf ve adetlerime bağlı bir insanım. Geçmişte bir yakınımız öldüğü zaman o evde 40 gün televizyon açılmazdı. Hadi diyelim onları unuttuk. Bu kadar afetin içinde futbol oynayacak kadar da yüzsüz değiliz. Kim yüzsüzlük yapıyorsa yapsın. Ama dert o değil. EB Spor şu planı yaptı. Ben çekilmezsem buna darbeyi vururum. Elazığspor gider dışarıda maçlarını oynar. 3.lige düşer. Zaten bizde 3.ligdeyiz. Bu defa herkes ayaklanır. Elazığspor’un 45 Milyon TL borcu var, kapatın derler. EB Spor’a da gün doğar dediler. Ya birine 10-15 Milyon TL’ye satardı. Yada Elazığ’da ki bütün ipleri eline geçirirdi. Bu kadar basit. Ben onların beyninin içindekilerini okuyorum. Samimi olsalar EB Spor bizden bugün 10 tane futbolcu alıp oynatırlardı. Kaç kez söyledim. Buna da yanaşmadılar. Orada birileri var. Kulüp müdürü transfer yapar mı ya? Burada benim kulüp müdürüm transfer yapacak. Hadi yapsın bakalım. Transferin T’sini ağzına alamaz. Kulüp müdürü transfer yapıyor kardeşim. Ondan sonra 22 oyuncu tabi dışarıdan getirirsin”

HEM MADDİ HEM DE MANEVİ DESTEKLER BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

“Biz 10-15 günlük süreçte sadece ligden çekilmek için mücadele vermedik. Verdiğim mücadeleleri size söyleyeyim. Spor Toto Teşkilat Başkanı Bünyamin bey ile görüştüm. Kendisini ziyarete gideceğiz. Spor Bakanımıza gideceğiz. Bir haftadır Kulüpler Birliği Vakfını organize etmeye çalışıyorum. Hem Kulüpler Birliği hem de Göztepe Spor Kulübü Başkanı Sayın Mehmet Sepil, Yardımcıları Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz  ve Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Fenerbahçe Spor Kulüp Başkanı Ali Koç, Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, Galatasaray Kulüp Başkanı Mustafa Cengiz, Trabzonspor Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu ile beraber Süper Ligde yer alan takımlarımızın başkanlarıyla görüştüm. Şuanda görüşemediğim 2-3 tane kulüp başkanımız var. Bir terslik olmazsa yarın TFF’de Kulüpler Birliği Vakfının Yönetim Kurulu toplantısı var. O toplantıda Elazığspor’a ne yapılabilir diye inşallah bizi de gündeme alacaklar. İnşallah oradan da bize bir hayırlı bir destek kararı çıkar diye düşünüyorum. Bu zamanda hem maddi hem de manevi destekler bizim için çok önemli”

“MADDİ DESTEK İÇİN TFF’YE GİDECEĞİM”

“2.lig ve 3.ligler Kulüpler Birliği ve aynı zamanda Kırklarelispor Başkanı Volkan Can ile görüştüm. Onlarda önümüzdeki hafta toplanacaklar. Bizlerin yanımızda olduklarını söylediler. Toplantıda bunu gündeme getireceklerini söylediler. Yine maddi destek için Türkiye Futbol Federasyonu’na gideceğim. Yine geçen günlerde İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum, Milletvekillerimiz ve Belediye Başkanımızın bulunduğu ortamda yaklaşık 10-15 dakika Elazığspor’u anlattım. Bizler bişey istemeden İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanımızın da burada olduğunu ve imkanları doğrultusunda destek vereceklerini ifade ettiler. Kendi aralarında konuşacaklarını ve ne yapabileceklerini değerlendireceklerini kaydettiler. Bilirsiniz Karadeniz insanı merttir. Bizlerde teşekkür ettik”

“BEN PROJE ADAMIYIM”

“Bir kum ocağı planımız var. Değerli bir abimiz kaç aydır kulübümüze gelip gidiyordu. Bu abimizin kum ocağı var. Elinde bir malzeme var. Bir kaç kez o projeyi nasıl değerlendirebiliriz diye 2. Başkanımız Ramazan Yerlikaya ile birlikte toplantılar yaptık. Ben proje adamıyım. Her zaman söylüyoruz. Taşıma su ile olmuyor. Şuan Elazığımızın her tarafında yıkım firmaları var. Bu yıkım firmaları arasında bir tane Elazığ firması yok. Makas diye bir makine var. Elazığ firmalarında bu makine yok. Bununla ilgili Belediye Başkanımızı aradım. Yıkılan binalardan çıkan molozlar Belediye çöp alanına gidiyor. Herhangi bir ücrette alınmıyor. Başkanımıza, örnekler sundum. Hafriyat geliri alan kulüpler var. Bu çok önemli bir kaynak. Belediye Başkanımız bu projemizi değerlendireceklerini söylediler. İşte Elazığsporumuz’a gelir. Bundan kolay birşey var mı. Dökülen betondan para alacağız. Kimseyi soymuyoruz. Bir sene içerisinde kulübümüze çok ciddi girdi olur. Havadan bulduğumuz bir kaynak. Biliyorsunuz afet olduğu için doğrudan temin veya ihalesiz işler verilmek zorunda. Devletimiz bir ihale yapsa 40-50 gün süre alır. Bundan dolayı verilen işler davetiye ile veriliyor. Şimdi bu davetiye ile verilen işlerde biz firmalardan pay alacağız. Bir projemizde bu. Buna da kimse engel olamaz. Dikkat ederseniz, 1 hafta 10 gündür sık sık gündemde Elazığlı müteahhitler iş yapmıyor deniyor. Elazığ’ın en büyük Sivil Toplum Örgütü biziz. Biz her konuda konuşuruz. Evet Elazığlı müteahhitler iş alsın. Bizde bunu destekliyoruz”

“FIFA’YA RAPORUMUZU SUNDUK”

“Geldiğim günden beri FIFA’dan geçici transfer dışında bir yasak getirmedim. Gelin bana sorun. Ne mücadeleler verdim. -6 puan cezası alabilirdik. Vranjes dosyasından dolayı bir tehlike var. Avukatımızla birlikte kendisine teklifler sunuyoruz. Görüşmelerimiz sürüyor. Yaşadığımız bu durumu rapor şeklinde FIFA’ya bildirdik.  TFF tarafından ligden çekildiğimizi belirttik. 1 veya 2 yıl bize ceza verilmemesi hususunda talepte bulunduk. FIFA’da önümüzdeki günlerde sunduğumuz raporu inceleyip bize cevap verecek. Ona göre yol haritamızı çizeceğiz”

“KAFAMI BOZARLARSA BENDE ÇEKER GİDERİM”

“Kimse kaçak oynamayacak. Hele bakarız, 3 gün sonra olmayacak net. Allah’ın afatının sonucunda Elazığspor’a da bir şans doğmuştur. Bu fırsatı şehir olarak şansa dönüştürmemiz lazım. Yeter ki herkes yüreğini ortaya koysun. Hep gösterdiğimiz dış kaynak. Hiç kimsenin cebinden bir şey çıkmayacak. 32.5 milyon futbolcu ailesine borcumuz var. 17-18’e bitirsem bu başarımıdır beyler. Ben borcu bitirirsem yapar mıyız? 18 milyon kaynak var mı var. Bu defa bitirdik bitirdik, bitirmedik kalırız. Yarın kafamı bozarlarsa bende çıkar giderim. Alsınlar 45 milyon borcu herkes saz çalar. Bütün yüreğimi ortaya koyuyorum ben. 16 gündür evime gitmemişim. Ben bunu yapıyorsam herkes elini taşın altına koyacak. Bitirelim borcumuzu tahtamızı açalım. Hedef koyacağız. Araziyse arazi. Bize düzenli gelir lazım. Yeni şehir bu taraflar artık. Benden sonra verilen 3 benzinlik benim olsaydı düzenli gelir gelirdi kulübe”

 

Başkanımız Selçuk Öztürk’ün açıklamalarının ardından söz alan Teknik Direktörümüz Levent Eriş, ligden çekilmeleri konusunda başta Başkanımız Selçuk Öztürk olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti. TFF’den özel izin çıkması veya çıkmaması durumunda A,B ve C planları olduğunu aktaran tecrübeli teknik adam, birlik ve beraberlik içerisinde şampiyonluğa oynayan bir takım kuracaklarını ifade etti.

Teknik Direktör Levent Eriş’in açıklamaları şöyle;

“ELAZIĞSPOR’U SEVENLERİN BAŞKANIMIZIN YANINDA OLMASI LAZIM”

“Sayın Başkanımın, şehrimiz adına, bu şehrin tek marka değeri olan, Elazığspor adına verdiği mücadeleyi, bir futbol adamı olarak bırakın, yanında çalışan bir teknik direktör olarak ama bir futbol adamı olarak son derece saygıyla karşılıyor ve verdiği emekler adına, ekibim ve futbolcularım adına teşekkür ediyorum. Çünkü gerçekten ‘yaşayan bilir’ derler ya o yüzden bu süreci hem acıyla yaşayacaksınız, hemde takımınızı ve marka değerinizi korumak adına büyük mücadele vereceksiniz. Bu bence çok kutsal bir değer. Elazığspor’un sevenlerin başkanımızın etrafında durması gerektiğini bir futbol adamı olarak ricada bulunuyorum. Biz millet olarak düşünce ayağa kalkmasını çok iyi bilen bir milletiz. Biz millet olarak birbirine destek vermesini yeri ve zamanı geldiğinde çok iyi bilen bir milletiz. O yüzdende yaşadığımız bu afet hiçbirimizi kaçıracak, korkup bıraktıracak kadar korkan insanlardan değiliz.”

“BU ACIYI YAŞAYAN HALKIMIZIN ÖNÜNDE ŞOV YAPAMAZDIK”

“Başkanımız yaptığı projelere birebir burada. Deprem olduğu günden beri burada olduğu, her saniye içerisinde Elazığspor’u nasıl kurtarmak adına ne gibi proje üretilecekse, ona şahit olanlardan bir tanesiyim ve takdirle gururla seyrediyoruz. Ama şunu herkes bilsin ki bu mücadele tek başına verilecek bir mücadele değil. Süper Lig’den düşmüş diğer takımlara bakarsak, Elazığspor’un yarısı bile olmayan yüz milyonlara varan borçları var. Başkanımın söylediği miktar son derece kolay bir şekilde gerçekleştirilecek. Bir camia adına çok çabuk üstesinden gelinebilecek bir miktar. Ümit ediyorum inşallah herkes üzerine düşen görevi yerine getirecektir. Evet, ben bir futbol adamıyım ama içinde yaşadığım canlı bir şehir var. Bu şehrin yaşadığı afette bize oyun oynayın diye baskı yapılacaktı. Başkanım bunun önüne geçti. Çünkü biz bir temaşa zevkiyle insanlara oyun oynamayı, futbol oynamayı sunacaktık. Böyle bir afatta şov yapmayı kendimize baştan başkanım olmak üzere yedirecek kadar, içimizde sindirecek kadar karaktere sahip değiliz. O yüzden ben başkanımın bu dik duruşundan dolayı önünde saygıyla eğiliyorum. Bunu gerçekleştirdiği için yine başta başkanım, yönetim kurulumuz ve emeği geçen herkese, Türk Futbol Federasyonumuzun göstermiş olduğu duyarlılığa bu anlamda çok teşekkür ediyorum”

“HAYATIMDA İLK DEFA MANEVİ DEĞERLERİ YÜKSEK BİR KULÜPTE ÇALIŞIYORUM”

“Evet biz A,B, C planlarıyla hareket ediyoruz. Bugün şehrimizde yaşanan afetten ötürü gelecek planlaması yapmayacak mıyız? Nasıl bugün devletimiz gelecek planlaması yapıyorsa, Elazığ’ın gelişmesi, binaların tekrar değişimi, şehrin bir yerlere kaydırılması, sokakta yaşayan halkımızın sağlıklı bir şekilde yaşama döndürülmesi için nasıl bir mücadele veriyorsa bizde Elazığsporumuz’un değişmesi, borçlardan arındırılması, Sayın Başkanımızın önderliğinde biz bu mücadeleyi veriyoruz. Hayatımda ilk defa, teknik direktörlük kariyerim boyunca manevi değerleri yüksek bir şehir ve kulüpte çalışıyorum. Bu şehrin evliyalar şehri olmasından ötürü verdiği bir huzurdan dolayı insan burada çalışırken, başka bir huzura giriyor. Bende bu duyguyla yaşayan birisi olarak, bu şehrin çocuğuna, altyapısından yetişen evlatlarına, sahip çıkmanın ve onları geliştirmenin onurunu yaşamak istiyorum. Doğal olarak başarı hepimizin beklentisi”

“ALTYAPI HOCALARIMIZIN ALINLARINDAN ÖPÜYORUM”

“Gidecek arkadaşlarımızın gidip başka takımlarda oynamasını, canı gönülden isteyeceğiz. Çünkü onların oynayarak gelişmesini isteyeceğiz. Çok değil 3 ay sonra bize geri dönecekler. Bu süre çok değil. Bu takım kaldığı yerden inşallah daha da gelişmiş şekilde, başkanımın da önderliğinde, yapmış olduğu projelerin gerçekleşmesi halinde, ben belki kelimesini çok sevmem, Allah’ın izniyle şampiyonluğa oynayacak bir takım kuracağız. Bu çocuklarımız verilse de bir B planımız var. Verilmese de bir B planımız var.  Biz altyapımızla çok koordinasyonlu bir şekilde çalışacağız. Bunu sevgili altyapı hocalarımızla paylaştık konuştuk.

Şehirde şöyle bir söylem dolanmış, bu afat yaşanmadan önce. Altyapı hocalarımız güya çalışma programı vermişiz. Bu külliyen yalan. Biz hiçbir altyapı hocamızın çalışmalarına veya antrenman programlarına karışacak ve onları yönlendirecek tarzda insanlar değiliz. Onlar bilgi ve birikimleriyle bu kadar zor şartlar altında yukarıya birçok oyuncu çıkarmışlar. O Yüzden ben önce onları alınlarından öpüyorum. Biz sadece sistem konusunda birlik ve beraberlik içinde olacağız. Bu çalışma programlarını birlikte yürüteceğiz. ”

“HAZIRLIK MAÇLARI OYNAYACAĞIZ”

“Nisanın 25’inde lig bitiyor. Nisan’ın 25’ine kadar biz çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu çalışmalar nezdinden gerek özel çalışmalar yapacağız, gerek altyapıyı koordine edeceğiz. Gerek üst yapıyı birlikte yaşatacağız. Ama B ve C planındaki çalışmalarımızı sürdürerek oyuncularımızı geliştireceğiz. Bunda da başarılı olacağımıza adım kadar eminim. Başarılı olacağız. İnşallah en güzel şekilde oyuncularımızı Temmuz ayında tekrar lige başlamaları için iyi şekilde hazır hale getireceğiz.   Aşağı yukarı 10-11 tane Milli Takım araları var. Bu milli takım araları için sayın başkanımız zaten gerekli girişimleri yapıyor. Bizler kendi aramızda burada olan takımlarla bazen maçlar oynamaya çalışacağız. Bazen dışarıda. Biz kendi seyircimiz önünde oyun oynamak bize hiç yakışmaz. O yüzden dışarıda olabildiğince sessiz, sakin hazırlanmaya çalışacağız. Kimseyi incitmeden, kırmadan, kimsenin yarasına tuz basmadan, sadece bu marka değerini yaşatmak için çocuklarımızı hazırlayacağız.

Maçlar da oynanacak. Bu süreçte hem özel müsabakalar hem de antrenman yapacağız. Nisan’ın 25’ine kadar. Biz artık maç hazırlığı yapmayacağız. Biz gelişim antrenmanları yapacağız. Bu gelişim antrenmanlarıyla birlikte Elazığspor futbolcularını  çok daha gelişir hale getireceğiz”

“OLMAZSA DİYE BİR ŞEY YOK”

“Elazığspor’a iyi ki de gelmişim. Bizim kelimemizde olmazsa diye bir şey yok. Ben Selçuk Öztürk’ün olduğu yerde bugüne kadar bir başarısızlık görmedim. Ben yıllardır bu camianın içindeyim. Hep adı şampiyonluklarla anılan bir başkan. Hep başarılarla dolu bir başkan. Ya Play-Off oynamak ya da şampiyon olmak gibi bir durum içerisinde. O’nun yanında olmaktan onur duyuyorum. O yüzden de biz de futbol hayatımızda bir çok şampiyonluklar yaşadık. Zaman zaman küme düşmeyi de yaşadık. Futbolun içinde bazın korkusuz olmak da bence teknik adımlık için önemli bir kriterdir. Başarmak isterseniz bazen başaramayabilirsiniz. Ama önümüzdeki sene inşallah hep beraber bu şehrin bütün ileri gelenlerinin başkanıma ve yönetim kurulana vereceği büyük destekle bizler teknik kadro olarak şampiyonluk sözünü zaten sezon başında Allah izin verirse başladığımızda hep beraber tanık olacaksınız. Zaten söz vermek bence çok önemli bir şey değil. Önemli olan sözünü tutabilmektir. Biz inşallah sözünü tutan ve sözünü tamamlayan bir grubun başkanının yanında olan teknik kadro ve futbolcular olarak en iyisini yapmaya ve bu takımı bir üst lige çıkarmanın mücadelesi içinde olacağız.”